Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

מאמר השביעי; תחיית המתיים 5

HaEmunot veHaDeot · [Treatise VII] The Resurrection of the Dead, Chapter 5

‹›
  1. 1

    וכאשר מצאתי הפסוקים האלה והדומים להם, חשבתים היטב אחר כן ואמרתי, אולי יתכן לסבור ‏בפסוקים האלה סברות אחרות, עד שישובו מענין תחיית המתים אל ענין החיות המלכים והעמדת ‏המלכות, וצריך להנהיגם המנהג הזה, והוא שהרמת השפל מענין השפלות אל ענין הגדולה ‏והרוממות, ידומה להרמה מן העפר. כמו שאמר (תהלים קי"ג ז') מקימי מעפר דל. ואמר יען אשר ‏הרימותיך מן העפר (מ"א י"ד ז'). ודמה מי שהוא בצוק ובצרה למתים, כמו שאמר (תהלים פ"ח ו') ‏במתים חפשי כמו חללים שוכני קבר וגומר ואמר עוד נשכחתי כמת מלב וגו' (שם ל"א י"ג). וידמו ‏תשועתו מהענין ההוא לתחייה, כמו שאמר אשר הראיתנו צרות רבות ורעות תשוב תחיינו וגו' (שם ‏ע"א כ'). ואמר עוד הלא אתה תשוב תחיינו וגו' (שם פ"ה ז'). והתבוננתי עם העיון והחיוב, כי אם ‏יתחייב או יכשר שנסבור פרשיות האלה אשר יש בהם תחיית המתים על הדרכים האלה, עד ‏שנעתקו מפשוטם מבלי דוחק שיביא אל זה, יתחייב ויכשר על הדרך הזה, לסבור במצות ‏השמעיות, וההגדות הקדמוניות, והאותות והנזכרות, סברות אחרות, עד שלא ישאר מהם דבר ‏כפשוטו, אך יעתקו אל ענינים אחרים. ואדמה מהם קצת מן המצות השמעיות. ולא יאכל חמץ, (שמות ‏י"ג ג') אפשר שיסברו בו ולא יהיה ביניכם זנות, מפני שדמה אותו בלחם אשר הוא חמץ, שאי אפשר ‏שלא לדבקו, כאמרם (הושע ז' ד') כלם מנאפים כמו תנור וגו' מלוש בצק עד חמצתו. ואמרו לא ‏תבערו אש וגו' (שמות ל"ה ג') אפשר שיסברו בו אל תצאו למלחמה מפני שכבר דמה אותה לאש, ‏באמרו (במדבר כ"א כ"ח) כי אש יצאה מחשבון להבה מקרית סיחן. ואמרו (דברים כ"ב ו') לא תקח ‏האם על הבנים. יתכן לסבור בו, כשתכבשו את אויביכם, לא תהרגו הזקנים עם הבחורים. כמו ‏שאמר (הושע י' י"ד) כשוד שלמן בית ארבאל ביום מלחמה אם אל בנים רוטשה, עד שלא תשאר ‏מצוה שמעית. ומההגדות הקדמוניות דברי הבריאה, אמרו בראשית ברא אלהים את השמים ואת ‏הארץ, יתכן תקון ענין אומה מן האומות, כאשר אמר בהפסד ענין אומתינו, ראיתי את הארץ והנה ‏תהו ובהו ואל השמים ואין אורם (ירמי' ד' כ"ג), ואמר בהשבת תקונה, כי הנני בורא שמים חדשים ‏וארץ חדשה (ישעיה ס"ה י"ז). וכן יסברו בתדשא הארץ דשא עשב, שלום הגופות, כמו שאמר (שם ‏ס"ו י"ד) ועצמותיכם כדשא תפרחנה. וכן בפרי עושה פרי, המלך הגדול, כמו שאמר (יחזקאל י״ז:כ״ג ‏כ"ג) בהר מרום ישראל אשתלנו ונשא ענף ועשה פרי וגו'. וכן יהי מאורות, תורה ונביאים וחכמה, ‏כמו שאמר (משלי ו' כ"ג) כי נר מצוה ותורה אור, נר לרגלי דבריך ואור לנתיבתי (תהלים קי"ט ק"ה), ‏עד שלא תשאר בריאה ממעשה בראשית, שלא תצא מפשוטו של ענין אשר הוא הבריאה והיצירה. ‏ובספור האותות והמופתים, יסברו גם כן, ויבאו בני ישראל בתוך הים ביבשה, והמים להם חומה ‏מימינם ומשמאלם, (שמות י"ד כ"ב) שבאו בתוך חיל פרעה, והם עומדים מימין ומשמאל יבשים. כי ‏החיל ידומה למים, כמו שאמר בסנחריב (ישעיה ח' ז') ולכן הנה יי' מעלה עליהם את מי הנהר ‏העצומים והרבים את מלך אשור. אף בפרעה עצמו אמר, בטרם יכה פרעה את עזה, כה אמר יי' ‏הנה מים עולים מצפון והיו לנחל שוטף (ירמיה מ"ז א' ב'). ויסברו בוידום השמש וירח עמד (יהושע ‏י' י"ג), בהראות המלכות ורוממותה, כאשר דמה הסרתה וחלשתה בבא השמש, באמרו (מיכה ג' ו') ‏ובאה השמש על הנביאי' וקדר עליהם היום, ואמר עוד (ירמיה ט"ו ט'), באה שמשה בעוד יומם, ‏ואמר בתקון זה והיה אור הלבנה כאור החמה וגו' (ישעיה ל' כ"ו), עד שלא ישאר מופת ולא אות ‏שלא יצא מפשוטו ויבוטלו. ותדע מי שמחייב או מכשיר לסבור בספור תחיית המתים שהם משלים, ‏מפני שיתכן שיסברו בם דרך אחרת, שמתחייב לחייב ולהכשיר לדבור בספור מעשה בראשית ובכל ‏האותות והמופתים וכל המצות השמעיות עד שישימם כלם משלים, כי אפשר שיסברו בם סברות, ‏ואם יקבל זה על עצמו, יצא מכלל תורת ישראל, ואם ימאן לעשות כן, יבטל מה שהקשה עלינו ‏בכמוהו בתחיית המתים:‏

    Bu ayetleri ve onlara benzeyenleri bulduğumda, sonra onları iyice düşündüm ve dedim ki: Belki bu ayetler hakkında başka yorumlar düşünmek mümkün olabilir; böylece ölülerin dirilişi anlamından kralların yaşatılması ve krallığın ayağa kaldırılması anlamına döndürülebilirler. Onları şu yola göre yürütmek gerekir: Alçak olanın alçaklık halinden büyüklük ve yücelik haline yükseltilmesi, topraktan kaldırılmaya benzetilir. Nitekim “Yoksulu topraktan kaldıran” (Tehilim 113:7) denmiştir. Yine “Seni topraktan kaldırdığım için” (Melahim I 14:7) denmiştir. Sıkıntı ve darlık içinde olan kimse de ölülere benzetilmiştir. Nitekim “Ölüler arasında özgür, kabirde yatan öldürülmüşler gibi...” (Tehilim 88:6) denmiştir. Yine “Yürekten unutulmuş bir ölü gibi oldum...” (Tehilim 31:13) denmiştir. Onun bu durumdan kurtuluşu da dirilişe benzetilmiştir. Nitekim “Bize çok ve kötü sıkıntılar gösterdin; yine bizi dirilteceksin...” (Tehilim 71:20) denmiştir. Yine “Sen yine bizi diriltmeyecek misin...” (Tehilim 85:7) denmiştir. İnceleme ve zorunluluk bakımından düşündüm ki, eğer ölülerin dirilişini içeren bu bölümleri böyle yollarla yorumlamamız, onları herhangi bir zorlayıcı sebep olmaksızın yalın anlamlarından çıkarmamız zorunlu veya uygun görülürse, aynı yolla işitmeye dayalı mitsvalar, eski haberler, işaretler ve anılmış mucizeler hakkında da başka yorumlar düşünmek zorunlu ve uygun olur; öyle ki onlardan hiçbir şey yalın anlamında kalmaz, hepsi başka anlamlara taşınır. İşitmeye dayalı mitsvalardan birkaçını örnek vereyim. “Hamets yenmeyecek” (Şemot 13:3) sözü hakkında, “Aranızda zina bulunmasın” diye yorum yapılabilir; çünkü onu hamets olan ekmeğe benzetmiştir, ekmeğin hamur gibi yapışmaması mümkün değildir. Nitekim “Hepsi zina edenlerdir, fırın gibi... hamur mayalanıncaya kadar...” (Hoşea 7:4) denmiştir. “Ateş yakmayacaksınız...” (Şemot 35:3) sözü hakkında, “Savaşa çıkmayın” diye yorum yapılabilir; çünkü savaş ateşe benzetilmiştir. Nitekim “Çünkü Heşbon’dan ateş çıktı, Sihon’un kentinden alev” (Bamidbar 21:28) denmiştir. “Anneyi yavruların üzerinden almayacaksın” (Devarim 22:6) sözü hakkında da, “Düşmanlarınızı ele geçirdiğinizde yaşlıları gençlerle birlikte öldürmeyin” diye yorum yapılabilir. Nitekim “Savaş gününde Beyt Arbel’i yağmalayan Şalman’ın yıkımı gibi; anne çocuklarıyla birlikte parçalandı” (Hoşea 10:14) denmiştir. Böylece işitmeye dayalı hiçbir mitsva kalmaz. Eski haberlerden yaratılış sözlerine gelince: “Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeri yarattı” sözü, milletlerden bir milletin durumunun düzeltilmesi olarak yorumlanabilir. Nitekim halkımızin durumunun bozulması hakkında “Yeryüzüne baktım; işte tohu ve bohu idi; göklere baktım, ışıkları yoktu” (Yirmeyahu 4:23) denmiş, onun düzeninin geri getirilmesi hakkında ise “Çünkü işte Ben yeni gökler ve yeni yer yaratıyorum” (Yeşayahu 65:17) denmiştir. Aynı şekilde “Yer yeşillik, ot bitirsin” sözü, bedenlerin esenliği olarak yorumlanabilir. Nitekim “Kemikleriniz ot gibi çiçeklenecek” (Yeşayahu 66:14) denmiştir. “Meyve veren meyve ağacı” sözü, büyük kral olarak yorumlanabilir. Nitekim “Onu İsrael’in yüksek dağında dikeceğim; dal verecek ve meyve yapacak...” (Yehezkel 17:23) denmiştir. “Işıklar olsun” sözü de Tora, peygamberler ve bilgelik olarak yorumlanabilir. Nitekim “Çünkü mitsva kandildir, Tora ışıktır” (Mişle 6:23) ve “Sözün ayağıma kandil, yoluma ışıktır” (Tehilim 119:105) denmiştir. Böylece Maase Bereşit’te, asıl anlamı yaratma ve biçimlendirme olan hiçbir yaratılış yalın anlamında kalmaz. İşaretler ve mucizelerin anlatımında da aynı şekilde yorum yaparlar. “İsrael oğulları denizin ortasına kuru yerde girdiler; sular sağlarında ve sollarında onlara duvar oldu” (Şemot 14:22) sözü hakkında, onların Paro’nun ordusunun ortasına girdikleri, ordunun sağlarında ve sollarında kuru biçimde durduğu söylenebilir. Çünkü ordu suya benzetilir. Nitekim Sanheriv hakkında “Bu yüzden işte HaŞem, üzerlerine nehrin güçlü ve çok sularını, Asur kralını çıkarıyor” (Yeşayahu 8:7) denmiştir. Paro’nun kendisi hakkında da, “Paro Gazze’yi vurmadan önce... HaŞem şöyle dedi: İşte kuzeyden sular yükseliyor ve taşkın bir ırmak olacak” (Yirmeyahu 47:1–2) denmiştir. “Güneş durdu ve ay yerinde kaldı” (Yehoşua 10:13) sözü hakkında, krallığın görünmesi ve yücelmesi diye yorum yapılabilir; çünkü onun kaldırılması ve zayıflaması güneşin batmasıyla benzetilmiştir. Nitekim “Güneş peygamberler üzerine batacak ve gün üzerlerine kararacak” (Mikha 3:6) denmiştir. Yine “Güneşi gündüzken battı” (Yirmeyahu 15:9) denmiştir. Bunun düzelmesi hakkında da “Ayın ışığı güneşin ışığı gibi olacak...” (Yeşayahu 30:26) denmiştir. Böylece yalın anlamından çıkarılıp iptal edilmeyecek hiçbir mucize ve hiçbir işaret kalmaz. Bil ki ölülerin dirilişi anlatılarını, onlarda başka bir yol düşünmek mümkün olduğu için meseller olarak yorumlamayı zorunlu veya uygun gören kimse, Maase Bereşit anlatısı, bütün işaretler ve mucizeler, bütün işitmeye dayalı mitsvalar hakkında da hepsini mesel haline getirmeyi zorunlu ve uygun görmek durumunda kalır; çünkü onlar hakkında da yorumlar düşünülebilir. Eğer bunu kabul ederse, İsrael Tora’sının kapsamından çıkar. Bunu yapmayı reddederse, bize ölülerin dirilişi konusunda aynı yöntemle yönelttiği güçlüğü iptal etmiş olur.

Hebrew: Emunot we-Deot; Leipzig, 1864. · Public Domain

English: HaEmunot veHaDeot; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.