Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

מאמר השמיני; גאולה אחרונה 7

HaEmunot veHaDeot · [Treatise VIII] Messianic Redemption, Chapter 7

‹›
  1. 1

    ואחר הפרושים האלה אדבר על מי שהגיעני, כי יש אנשים שנקראים יהודים, חושבים כי אלה ‏המועדים כלם ואלה הנחמות היו כלם בבית שני ועברו, ולא נשאר מהם דבר. והוא ששמו שרשי' ‏מופסדי' ובנו עליהם דבריהם, והם שאמרו שזאת ההפלגה שאנחנו רואים לישוע', כמו לא יבא עוד ‏שמשך וירחך לא יאסף (ישעיה ס' כ') ואמר (ירמיה ל"ח מ') לא ינתש ולא יהרס לעולם, הכל הוא ‏בתנאי אם תשלם עבודת העם, אמרו זה דומה למה שאמר משה לישראל (דברים י"א כ"א) למען ‏ירבו ימיכם וימי בניכם וגו', וכאשר חטאו נגמרו ימיהם וסרה מלכותם, כן היו קצת המועדים האלה ‏בבית שני וסרו, וקצתם לא היו, בעבור שחטאו. ולקחתי (יישירך האלהים) מכונת דברי האנשים ‏האלה אשר היא התנאי, והבאתיה במלאכת הדקדוק, ומצאתיה מופסדת בטלה מכמה צדדין. אחד ‏מהם שמועדי משה פרש בם שהם על תנאי, שהוא אומר (שם כ"ב) כי אם שמור תשמרון את כל ‏המצוה הזאת והוריש יי' את כל הגוים האלה. ואמר (שמות כ"ג כ"ב) כי אם שמוע תשמעו בקולו, ‏ואיבתי את אויביך. והיה עקב תשמעון (דברים ז' י"ב), והדומה לזה. ואלה הנחמות אין בהם ‏מהתנאי הזה מאומה, אבל הם מועדים פשוטים. ועוד כי משה לא די לו שהתנה על עמו באם שמור ‏ואם שמוע, ושישיבם בהפך זה אל שכלם, ושאם לא יקיימו לא יקים להם, עד שהפך להם הענין, כמו ‏שאמר (שם ח' י"ט ') והיה אם שכח תשכח את יי' אלהיך וגו', כגוים אשר יי' מאביד מפניכם כן ‏תאבדון. ואמר עוד (שם ד' כ"ה כ"ו) כי תוליד בנים, העידותי בכם היום ובאלה הנחמות לא התנה ‏בדבר כל שכן שיהפכם. ומהם ששם אלה המועדים כמו מבול נח, ואמר כמו שאם יחטאו הברואים ‏לא אביא עליהם עוד המבול, בעבור שנשבעתי עליו שלא יהיה עוד, אבל הייתי עונש אותו בזולתו, ‏כן אתם לא אסיר מלכותכם, בעבור שנשבעתי על זה. והוא אמרו (ישעיה נ"ד ט') כי מי נח זאת לי ‏אשר נשבעתי מעבור מי נח עוד. ואלו היו חוטאים היה עונש אותם במה שירצה לא בהסרת ‏מלכותם. ומהם שכבר הודיע כי העם יבחרו בעבודתו לא בהמרותו, כאשר פרשנו. והוא יודע כל מה ‏שיהיה כאשר הקדמנו, ובטל שיהיה שם חטא או עון שלא ידעהו. וכאשר לא יהיה חטא, אפילו אם ‏היה תנאי לא היה מזיק להם, כל שכן שאין שם תנאי. ועוד שבתורה שמהו כמו החדשות אשר גזר ‏בהם, כאשר בארנו במאמר הששי, כאשר נשבע וגזר ואמר, (דברים ל"ג מ-מג) כי אשא אל שמים ‏ידי, אם שנותי ברק חרבי, אשכיר חצי מדם, הרנינו גוים עמו. ועם כל אלה הבאורים, יבוטל מה ‏שנדמה להם ומה שהבהילו בו משער התנאי:‏

    Bu açıklamalardan sonra, bana ulaştığına göre, Yahudi diye adlandırılan bazı kişiler hakkında konuşacağım. Onlar, bütün bu belirlenmiş zamanların ve bütün bu tesellilerin İkinci Bet HaMikdaş döneminde gerçekleştiğini ve geçip gittiğini, onlardan geriye hiçbir şey kalmadığını düşünüyorlar. Bunun sebebi şudur: Bozuk kökler koymuş ve sözlerini onların üzerine kurmuşlardır. Şöyle demişlerdir: Kurtuluş hakkında gördüğümüz bu büyük ifadeler —“Güneşin artık batmayacak, ayın çekilmeyecek” (Yeşayahu 60:20) ve “Sökülmeyecek, yıkılmayacak, sonsuza dek” (Yirmeyahu 31:40) gibi— hepsi halkın ibadeti tamam olursa şartına bağlıdır. Onlara göre bu, Moşe’nin İsrael’e söylediği “Günleriniz ve oğullarınızın günleri çoğalsın...” (Devarim 11:21) sözüne benzer. Günah işlediklerinde günleri sona ermiş ve krallıkları kalkmıştır; aynı şekilde bu belirlenmiş zamanların bir kısmı İkinci Bet HaMikdaş döneminde olmuş ve sonra kalkmış, bir kısmı ise günah işledikleri için olmamıştır. Ben —Tanrı seni doğru yola iletsin— bu kişilerin sözlerinin maksadını, yani şart düşüncesini aldım; onu dil bilgisi işçiliğine getirdim ve birçok yönden bozuk ve geçersiz buldum. Bunlardan biri şudur: Moşe’nin belirlenmiş zamanlarında bunların şarta bağlı olduğunu açıkça söylemiştir. Çünkü şöyle der: “Eğer bu bütün buyruğu dikkatle tutarsanız... HaŞem bütün bu halkları önünüzden sürecektir” (Devarim 11:22–23). Yine “Eğer gerçekten O’nun sesini dinlerseniz, düşmanlarınıza düşman olacağım” (Şemot 23:22) ve “Dinlediğiniz için olacak ki...” (Devarim 7:12) ve buna benzer ifadeler denmiştir. Bu tesellilerde ise bu türden hiçbir şart yoktur; tersine bunlar yalın belirlenmiş vaatlerdir. Ayrıca Moşe, halkına “eğer tutarsanız” ve “eğer dinlerseniz” diye şart koşmakla ve bunu onların akıllarına karşıt ihtimaliyle yerleştirmekle yetinmedi; “yerine getirmezlerse onlar için yerine getirmeyeceğini” bildirmekle de kalmadı; hatta konuyu onlar için tersine çevirdi. Nitekim “Eğer HaŞem Tanrını unutursan...” (Devarim 8:19), “HaŞem’in önünüzden yok ettiği halklar gibi siz de yok olacaksınız” demiştir. Yine “Çocuklar doğurduğunuzda...” (Devarim 4:25–26), “Bugün size tanıklık ettiriyorum...” demiştir. Oysa bu tesellilerde herhangi bir şeyle şart koşmamıştır; onları tersine çevirmesi ise hiç söz konusu değildir. Bunlardan biri de şudur: Bu belirlenmiş vaatleri Noah tufanı gibi koymuştur. Şöyle demiştir: Yaratılmışlar günah işlese bile, artık onların üzerine tufanı getirmeyeceğim; çünkü bunun üzerine bir daha olmayacağına yemin ettim. Fakat onları bunun dışında bir şeyle cezalandırırım. Aynı şekilde siz de günah işleseniz, krallığınızı kaldırmayacağım; çünkü bunun üzerine yemin ettim. Bu, “Çünkü bu Benim için Noah suları gibidir; Noah sularının bir daha geçmeyeceğine yemin ettiğim gibi...” (Yeşayahu 54:9) sözüdür. Eğer günah işlemiş olsalardı, onları dilediği şeyle cezalandırırdı; fakat krallıklarının kaldırılmasıyla değil. Bunlardan biri de şudur: Daha önce açıkladığımız gibi, halkın O’nun hizmetini seçeceğini, O’na başkaldırmayı seçmeyeceğini zaten bildirmiştir. O, daha önce açıkladığımız gibi, olacak her şeyi bilir. Orada O’nun bilmediği bir günah veya suçun bulunması geçersizdir. Günah olmayınca, şart bulunsaydı bile onlara zarar vermezdi; kaldı ki orada şart yoktur. Ayrıca Tora’da bunu, hakkında hüküm verdiği yenilikler gibi koymuştur; bunu altıncı bölümde açıkladığımız gibi, yemin edip hükmetmiş ve şöyle demiştir: “Elimi göklere kaldırırım... kılıcımın şimşeğini bilersem... oklarımı kandan sarhoş edeceğim... Ey halklar, O’nun halkıyla sevinin” (Devarim 32:40–43). Bütün bu açıklamalarla, onlara öyle görünen şey ve şart kapısından kendileriyle korku saldıkları şey iptal edilmiş olur.

Hebrew: Emunot we-Deot; Leipzig, 1864. · Public Domain

English: HaEmunot veHaDeot; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.