Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

מאמר התשיעי; גמול ועונש 1

HaEmunot veHaDeot · [Treatise IX] The World to Come, Chapter 1

‹›
  1. 1

    בגמול ועונש:‏

    Ödül ve ceza hakkında:

  2. 2

    אמר יהודה בן שאול. אמר המחבר, הודיענו אלהינו יתברך ויתעלה, כי כבר קבע זמן לגמול ‏הצדיקים, ובו יבדיל ביניהם ובין הכופרים, כמו שאמר (מלכי ג' י"ז י"ח) והיו לי אמר יי' צבאות ליום ‏אשר אני עושה סגלה וגו'. ושבתם וראיתם בין צדיק לרשע בין עובד אלהים וגו'. והעמידו לנו ‏הנביאים האותות והמופתים וקבלנוהו, וצריך שנקדים שנזכור מחייבות הזמן הזה הנקרא העולם ‏הבא, מן הראיות המושכלות, והכתובות, והמקובלות. ואומר תחלה, כי כאשר התאמת במאמר ‏השלישי והרביעי והששי, כי השמים והארץ ומה שיש ביניהם, לא נבראו כלם כי אם בעבור האדם, ‏ועל כן שמהו באמצע וכל הדברים מקיפים, ועל כן נתן לנפש יתרון מעלה בשכל ובחכמה, ועל כן ‏חייבה במצות ובאזהרות, הכינה בם לחיים התמידים, ושהחיים האלה, כאשר ישלמו אישי ‏המדברים אשר חייבה חכמתו לברו' אותם, וישכיננה עולם אחר ויגמלנה בו.והבאתי על הענינים ‏האלה, מן הראיות המושכלות, והכתובות והמקובלות שם, מה שהוא הקדמה והצעה למאמר הזה ‏מה שיש בו די. וראיתי לחבר אליו מה שיעזרהו ויוסיף לו באור מהג' משכים הנזכרים:‏

    Yehuda ben Şaul dedi. Yazar şöyle dedi: Kutsanmış ve yüce Tanrımız bize bildirdi ki, doğruların ödüllendirilmesi için bir zaman belirlemiştir; o zamanda onları inkarcılardan ayıracaktır. Nitekim şöyle demiştir: “Benim olacaklar, der Orduların HaŞem’i, yapacağım günde özel hazinem olacaklar...” (Malakhi 3:17). “Dönüp doğru ile kötü arasını, Tanrı’ya kulluk eden ile etmeyen arasını göreceksiniz” (Malakhi 3:18). Peygamberler bize işaretleri ve açık kanıtları ortaya koydular; biz de bunu kabul ettik. Şimdi “Olam HaBa” diye adlandırılan bu zamanın zorunluluğunu akli delillerden, Yazılı kaynaklardan ve gelenekle aktarılan delillerden önce zikretmemiz gerekir. Önce derim ki: Üçüncü, dördüncü ve altıncı bölümde doğrulandığı üzere, gökler, yer ve ikisi arasında bulunan her şey yalnızca insan için yaratılmıştır. Bu yüzden insan ortada kılınmış, bütün şeyler de onu çevrelemiştir. Bu yüzden Tanrı nefeşe akıl ve bilgelikle üstünlük derecesi vermiştir. Bu yüzden onu emirler ve yasaklarla yükümlü kılmış, bunlar aracılığıyla onu sürekli yaşama hazırlamıştır. Bu yaşam, O’nun bilgeliğinin yaratmayı gerekli kıldığı konuşan bireyler tamamlandığında gerçekleşir; Tanrı nefeşi başka bir aleme yerleştirir ve orada ona karşılığını verir. Bu konularda, orada akli delillerden, Yazılı kaynaklardan ve gelenekle aktarılan delillerden, bu bölüm için öncül ve hazırlık olacak kadarını getirmiştim. Şimdi bunlara, adı geçen üç yoldan onu destekleyecek ve ona açıklık katacak şeyleri eklemeyi uygun gördüm.

  3. 3

    ואומר ממה שמחייב אותו השכל עוד, שהבורא ית' כפי מה שנראה לנו מחכמתו ויכלתו והטבתו אל ‏ברואיו, לא יתכן להיות שיעור הטובה אשר כיון בה לנפש הזאת, הוא מה שהיא מוצאה בעולם הזה ‏מטובותיו והנאותיו. שכל טובה שיש בעולם יש עמה רעה, ועם כל הצלחה עמל, ועם כל הנאה צער, ‏ועם כל שמחה אבל. וכל חלקיו שוים, וההכרעה לענינים המעציבים על המשמחים. וכיון שזה מבואר ‏ואין בו ספק, מן השוא שיהיה החכם משים תכלית תועלת הנפש הזאת, הענינים האלה הנהפכים. ‏אבל ראוי שיהיה מזמן לה מדור שיש בו החיים הגמורים וההצלחה המיוחדת ימציאוה אותה. ועוד ‏כי אני מוצא כל הנפשות אשר ידעתים, אינן נחות בעולם הזה ולא בוטחות, אפי' אם הגיעו אל הגדול ‏שבמלכיות, ואל העליונה שבמעלותם. ואין זה בטבעה, כי אם בעבור ידיעתה, כי יש מדור יותר ‏נכבד מכל טובות המדור, והיא נכספת לו ועיניה צופיות אליו, ולולי זה היתה נחה ושוקטת. ומזה ‏שהוא גנה לשכל האדם דברים שטבעו מתאוה להם, מהזנות והגנבה, והעזות והנקמה, והדומה ‏לזה. וכאשר ישמר מזה, ימצאנו עצב וצער ודאגה, ויצטער ויכאב לבו, ולא היה עושה בו כל זה, לולי ‏שהוא גומל אותו עליו טובה. וכן שייפה לשכלו הצדק והיושר, ולצוות בטוב ולהזהר מן הרע, וקיים ‏את כל אלה, ותשיגהו שנאת בני אדם כשיפרע לקצתם, וכאשר יצוום ויזהירם להבדיל בינם ובין ‏תאותם, ואפשר שיגדפוהו ויכוהו, ואפשר שימיתוהו. ולא היה מביא אותו אל כל אלה במה שייפה ‏לשכלו, לולא שהוא עתיד לגמלו עליו גמול גדול. ומזה עוד מה שאנו רואים מחמוס קצת בני אדם את ‏קצתם, ויהיה החומס והחמוס בטוב או ברע, ואחר כן ימותו, וכיון שהוא ית' שמו שופט צדק, מן הדין ‏שיהיה מכין להם מדור שני, ידין בו בין שניהם בצדק, וישיב לזה גמולו כפי מה שהגיע אליו מצער ‏החומס, ויביא על זה מן הענש, כפי מה שמצא מן הערבות בחמסו ועשקו. ומזה עוד, כי אנחנו רואים ‏כופרים בנעימים בעולם הזה, ומאמינים בצער בו, ואי אפשר שאין לאלו ולאלו עולם אחר, שגומלים ‏אותן בו הצדק והמשפט. ומזה עוד, שאנחנו מוצאים מי הרג נפש אחת, ומי שהרג עשרה נפשות ‏יומת, וכן מי שנאף פעם אחת, ומי שנאף עשרים פעם יומת, וכן כל מי שנוהג המנהג הזה. ואם ‏יאמר אומר והלא היה חוב שיברא הבורא את האדם הזה בעולם האחר מתחלה, ויסיר מעליו כל ‏אלה הצערים? נשיב אותו בכמו מה שהקדמנו ביאורו במאמר השלישי:‏

    Aklın bunu ayrıca zorunlu kıldığı noktalardan biri olarak derim ki: Kutsanmış Yaratıcı hakkında, O’nun bilgeliğinden, kudretinden ve yaratılmışlarına iyilik etmesinden bize görünen şeye göre, bu nefeş için amaçladığı iyiliğin ölçüsünün, onun bu dünyada bulduğu iyilikler ve hazlar olması mümkün değildir. Çünkü dünyada bulunan her iyiliğin yanında bir kötülük, her başarının yanında bir zahmet, her hazzın yanında bir acı, her sevincin yanında bir yas vardır. Dünyanın bütün parçaları bu bakımdan birbirine denktir; hatta ağır basan taraf sevindirici şeyler değil, üzücü şeylerdir. Bu açık olduğuna ve onda şüphe bulunmadığına göre, bilge olanın bu nefeş için yarar gayesini bu değişken ve karşıt durumlar olarak koyması boş bir şey olurdu. Aksine, onun için tam yaşamın ve kendisine özgü başarının bulunduğu bir yurt hazırlamış olması gerekir; nefeş o başarıyı orada bulur. Ayrıca tanıdığım bütün nefeşlerin bu dünyada rahat etmediğini ve güven içinde olmadığını görüyorum; krallıkların en büyüğüne ve derecelerinin en yücesine ulaşsalar bile. Bu onların doğasından değil, tersine onların, bu yurdun bütün iyiliklerinden daha değerli bir yurt bulunduğunu bilmelerinden kaynaklanır. Nefeş onu özler, gözleri ona çevrilidir; böyle olmasaydı rahat eder ve sakin olurdu. Bundan başka, insan aklının doğasının arzuladığı zina, hırsızlık, küstahlık, intikam ve benzeri şeyleri çirkin görmesi de bunu gösterir. İnsan bunlardan sakındığında üzüntü, acı ve kaygı bulur; kalbi sıkılır ve acı çeker. Eğer Tanrı bunun karşılığında ona bir iyilik verecek olmasaydı, onu bütün bunlarla yükümlü kılmazdı. Aynı şekilde Tanrı aklına doğruluğu, adaleti, iyiliği emretmeyi ve kötülükten sakındırmayı güzel göstermiştir. İnsan bunların hepsini yerine getirdiğinde, bazı insanlardan hakkını aldığı, onlara emir ve uyarıda bulunarak onları arzularından ayırdığı için insanların nefretine uğrayabilir; ona sövmeleri, onu dövmeleri ve hatta öldürmeleri mümkündür. Eğer Tanrı aklına güzel gösterdiği şey sebebiyle ona büyük bir karşılık vermeyecek olsaydı, onu bütün bunlara sürüklemezdi. Yine insanların bir kısmının diğerlerine haksızlık ettiğini görüyoruz; haksızlık eden de haksızlığa uğrayan da iyilik veya kötülük içinde bulunabilir, sonra her ikisi de ölür. Kutsanmış adıyla Tanrı adil hakim olduğuna göre, aralarında adaletle hükmedeceği ikinci bir yurt hazırlaması adaletin gereğidir: haksızlığa uğrayana, haksızlık edenin verdiği acı ölçüsünde karşılığını verir; haksızlık edenin gasbında ve zulmünde bulduğu haz ölçüsünde de ona ceza getirir. Yine bu dünyada nimet içinde yaşayan inkarcıları ve burada acı çeken inananları görüyoruz; bunların her ikisi için de adalet ve hükümle karşılık görecekleri başka bir alem olmaması mümkün değildir. Yine bir can öldüren kimsenin de, on can öldüren kimsenin de öldürüldüğünü; bir kez zina edenin de, yirmi kez zina edenin de öldürüldüğünü görüyoruz; bu yolda işlenen her suçta durum böyledir. Eğer biri, “Yaratıcı’nın bu insanı baştan öteki alemde yaratması ve bütün bu acıları onun üzerinden kaldırması gerekmez miydi?” derse, ona üçüncü bölümde açıklamasını daha önce yaptığımız cevapla cevap veririz.

Hebrew: Emunot we-Deot; Leipzig, 1864. · Public Domain

English: HaEmunot veHaDeot; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.