Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

המאמר השני, הכלל הראשון 5

Ohr Hashem · Second Treatise, First Principle, Chapter 5

‹›
  1. 1

    הפרק ה באופן ידיעתינו בפנה הזאת בשלמות:

    Beşinci bölüm: Bu temel ilkeyi yetkin biçimde bilme yöntemimiz hakkında:

  2. 2

    ואומר שהפנה הזאת מלבד מה שנתאמתה אצלנו. מפאת הקבלה באופן שחנחנוה כמו שהתבאר במה שקדם הנה נתקיימה אצלנומצד העיון בשני בחינות. האחד שהוא מבואר שבבטול הטענות והתר הספקות אשר הניעו קצת המעיינים לבטל הידיעה די בקיום הפנה למה שאין ראוי ליחס לו חסרון הסכלות שאין בכל החסרונות גדול ממנו ולזה אחר שהתבאר תכלית הבאור שאין בכל מה שטענו כנגד הפנה הזאת דבר יבטל אותה עם מה שקוים אצלנו מטבע האפשר מצד העיון הנה ראוי ומחוייב שנקיימה באופן שהנחנוה והב' שכבר התבאר במה שקדם שהוא מחוייב מצד העיון שא״א שלא תהיה לו ידיעה בדברים הפרטיים במה שהם פרטיים כמו שבא בפרק שלישי מזה המאמר ומה שיוסיף גלוי ושלמות בפנה הזאת כשיבאר בשלמות שורש אמונת החדוש כי שם יתבאר במה שאין ספק בו שהוא השם יתברך הפועל והממציא לכל הנמצאות כלן ברצונו הפשוט ולא יצוייר היותו פועל אותם ולא ידעם והנה ממה שהתבאר בקלות כי אחר שנודה בחדוש הדברים כלם ברצונו שמכללם הוא טבע הדברים אם כן נמשך אל רצונו כאלו תאמר שהאש שורפת כשרצה לתת לו טבע שורפת ואלו רצה לתת לה טבע קר עם היותו עצם בתכלית הדקות ולתת לארץ טבע חם עם היותו בתכלית העובי היו נמצאים בטבע ההוא נתחייב אם כן שטבע האפשר כשהוא מן הנמצאים הוא יתברך הטביעו ברצונו ולא יצוייר אם כן שירצה האל יתברך שלא ידע מה שהיה יודע אם רצה שלא ידעהו ואם יעבור זה בהקו יעבור גם כן שאם היה רוצה להטביע דבד מה שלא יהיה לו בו יכולת עליו ממה שיצוייר היכולת עליו שלא יקרה בטל והוא בתכלית הגנות והכפירה ואמנם יתבאר השרש ההוא במאמר הג' בג״ה. ובכאן נשלם מה שרצינו לבארו בכלל הזה והתהלה לאל לבדו ומרומם על כל ברכה ותהלה.

    Şöyle derim: Bu temel ilke, daha önce açıklandığı gibi, onu ortaya koyduğumuz biçimde gelenek yönünden bizde doğrulanmış olmasının yanında, akıl yoluyla inceleme yönünden de iki bakımdan sabit olmuştur. Birincisi şudur: Bilgiyi iptal etmeye bazı düşünürleri yönelten iddiaların iptali ve şüphelerin çözülmesi, bu temel ilkenin doğrulanması için yeterlidir. Çünkü bilgisizlik eksikliğini O’na atfetmek uygun değildir; eksikliklerin hiçbiri bundan daha büyük değildir. Bu nedenle, bu temel ilkeye karşı ileri sürülenlerin hiçbirinde onu iptal edecek bir şey bulunmadığı tam açıklıkla ortaya çıktıktan ve olanaklılığın doğası konusunda akıl yoluyla inceleme yönünden bizde sabit olan şey de belirlendikten sonra, onu ortaya koyduğumuz biçimde doğrulamamız uygun ve zorunludur. İkincisi şudur: Daha önce, akıl yoluyla inceleme yönünden O’nun tikel şeyleri, tikellikleri bakımından bilmemesinin olanaklı olmadığı açıklanmıştır; bu nokta, incelemenin üçüncü bölümünde ele alınmıştı. Bu temel ilkeye daha fazla açıklık ve yetkinlik katacak olan şey, yaratılış inancının kökü tam biçimde açıklandığında ortaya çıkacaktır. Çünkü orada, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak biçimde açıklanacaktır ki yüce HaŞem bütün varlıkların hepsini yalın iradesiyle yapan ve var edendir; O’nun onları yapıp da bilmemesi düşünülemez. Kolayca açıklanacak şeylerdendir ki, şeylerin tamamının O’nun iradesiyle yaratıldığını kabul ettikten sonra —ki şeylerin doğası da bunların içindedir— bu doğa O’nun iradesine bağlı olur. Örneğin ateş, O kendisine yakıcı doğa vermeyi istediğinde yakar. Eğer ateşe, son derece ince bir töz olmasına rağmen, soğuk doğa; toprağa da son derece yoğun olmasına rağmen sıcak doğa vermeyi isteseydi, onlar o doğayla var olurlardı. Öyleyse olanaklılığın doğası, var olan şeylerden biri olduğu ölçüde, yüce Tanrı’nın iradesiyle ona yerleştirdiği bir doğadır. Buna göre yüce Tanrı’nın, eğer onu bilmemeyi isteseydi bileceği şeyi bilmemeyi istemesi düşünülemez. Bu çizgide böyle bir şey kabul edilirse, şunun da kabul edilmesi gerekir: O, güç konusu olarak düşünülen bir şeyde, ona gücü olmayacak bir şeyi doğa olarak yerleştirmeyi isteseydi, geçersiz bir şey meydana gelmezdi. Bu ise son derece çirkin ve reddetmedir. Fakat bu kök, HaŞem’in yardımıyla, üçüncü incelemede açıklanacaktır. Burada bu genel bölümde açıklamak istediğimiz şey tamamlandı. Övgü yalnız Tanrı’ya aittir; O her bereket ve övgünün üstünde yücedir.

Hebrew: Vienna, 1859 · Public Domain

English: Ohr Hashem; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.