Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

המאמר השני, הכלל השלישי 2

Ohr Hashem · Second Treatise, Third Principle, Chapter 2

‹›
  1. 1

    הפרק ב באור אופן ידיעתינו בפנה הזאת:

    İkinci Bölüm Bu temel ilkeyi nasıl bildiğimizin açıklanması.

  2. 2

    ואומר הנה ארסטו למה שנתחייב לו נצחות התנועה והגרמים השמימיים ונתבאר לו שגשם ב״ת אי אפשר שיהיה לו כח בב״ת חייב התחלה שכלית מניעה נבדלת ואנחנו אם היה שנודה לו זה החיוב לא יתחייב מזה אלא כח בב״ת בזמן אבל לא יתחייב כח בב״ת בחוזק לא בפעל ולא בכח רצו שיתוסף אל מה שיתוסף במספר והשעור וזה שיש למערער שיאמר שהכח המניע לגלגל היומי מוגבל בהגעתו אותו בכ״ד שעות מזולת שיוכל להניעו בפחות מזה השיעור ולזה הוא מבואר שמה שהאיר עינינו בפנה הזאת הוא אמונת החדוש כמו שבא בתורה ובקבלה וזה שכבר יתבאר במאמר הג׳ במה שאין ספק בו שהמציאות בכללו נתחדש ממנו יתברך אל צד הרצון במוחלט ואם לא קדמוהו דבר ולזה הוא מבואר שהפועל יפעל בזולת יחס בינו ובין המתפעל למה שפעולתו אינה נתלית אלא ברצון לבד וכאשר היה זה כן הוא מבואר שאין לו כח מוגבל וזה שההגבלה ובכח איננה זולתי לסבת יחס שמור בין הפועל והמתפעל ואחר שיפעל בזולת יחס שמור הנה איננו מוגבל ולזה היתה אמונת החדוש כפי שהיא מקובלת באומה וכפי האמת בעצמו האירה עיננו בפנה הזאת [בשלמות] וכבר יחוייב ממה שנאמר שמה שהתבאר בכאן בב״ת בחוזק ובזמן איננו בכח לבד כאלו תאמר שיתוסף בפעל אל מה שיתוסף תמיד אבל יתחייב כח מציאות בב״ת בחוזק בפעל. וזה שכבר התבאר ביכלת הזה שאיננו שומר יחס. והיכלת בתאר הזה הנה הוא בלתי מוגבל אחר שיסורו הרצון לבד. ואין הבב״ת זולת זה רוצה לומר מניעות ההגבלה. וכבר יתבאר בצד אחר ממה שבא בתורה ובקבלה מהמופתים מחדוש עצמים והפסדם כמו ההפך המטה לנחש. ומכת בכורות וזה שכבר יתבאר בטבעיות שההויה והפסד אין המלט מהיותם תכלית תנועה. ואמנם באות המטה עם היות פשט הכתוב יורה היותו בזולת זמן הנה למערער שיאמר שיתנועע אל הויית הנחש זמן מה.

    Ben derim ki: Aristoteles’e göre hareketin ve göksel cisimlerin başlangıçsızlığı zorunlu olduğundan ve ona göre sonlu bir cismin sonsuz güce sahip olmasının olanaksızlığı açıklandığından, o, hareket ettiren ayrık akla dayalı bir başlangıcı zorunlu kıldı. Biz bu zorunluluğu ona kabul etsek bile, bundan yalnızca zaman bakımından sonsuz bir güç çıkar; güç bakımından sonsuz bir güç çıkmaz. Bu, ne edimsel olarak ne de olanak durumunda zorunlu olur; yani sayı ve ölçü bakımından artan şeyin üzerine daha fazla eklenebilmesi anlamında bile zorunlu değildir. Çünkü itiraz eden biri şöyle diyebilir: Günlük gök küresini hareket ettiren güç, onu yirmi dört saatte hareket ettirmesi bakımından sınırlıdır; onu bundan daha kısa bir sürede hareket ettirmeye gücü yetmez. Bu nedenle, bu temel ilkede gözlerimizi aydınlatan şeyin, Tora’da ve gelenekte geldiği biçimiyle yaratılış inancı olduğu açıktır. Çünkü üçüncü incelemede, hiç şüphe kalmayacak şekilde açıklanacaktır ki varlığın bütünü, yüce Tanrı’dan salt irade yönüyle yaratılmıştır; ondan önce hiçbir şey yoktu. Buna göre etkenin, kendisiyle etkilenen arasında bir oran bulunmaksızın eylem yaptığı açıktır. Çünkü O’nun eylemi yalnızca iradeye bağlıdır. Durum böyle olunca, O’nun sınırlı bir güce sahip olmadığı açıktır. Çünkü güçte sınırlama, etken ile etkilenen arasında korunan bir oran bulunmasından başka bir şey değildir. O, korunan bir oran olmaksızın eylem yaptığına göre sınırlı değildir. Bu nedenle yaratılış inancı, milletimizde kabul edildiği ve gerçeğin kendisi olduğu biçimiyle, bu temel ilkede gözlerimizi tam olarak aydınlatmıştır. Söylediklerimizden şu da zorunlu olarak çıkar: Burada güç ve zaman bakımından sonsuz olduğu açıklanan şey, yalnızca olanak bakımından sonsuz değildir; yani edimsel olarak, sürekli artana daha fazlasının eklenebilmesi anlamında değildir. Tersine güç bakımından edimsel sonsuz bir varlık gücü zorunlu olur. Çünkü bu gücün korunan bir oran taşımadığı açıklanmıştır. Böyle nitelenen güç, yalnızca iradeye bağlı olduğu için sınırsızdır. Sonsuzluk da bundan başka bir şey değildir; yani sınırlanmanın ortadan kalkmasıdır. Bu konu, Tora’da ve gelenekte gelen mucizelerden, tözlerin yaratılması ve yok edilmesi yoluyla başka bir açıdan da açıklanır. Asanın yılana dönüşmesi ve ilk doğanların vebası buna örnektir. Çünkü doğa ilimlerinde, oluş ve bozuluşun bir hareketin sonu olmaktan kaçamayacağı açıklanmıştır. Asa mucizesinde, ayetin yalın anlamı onun zaman olmaksızın gerçekleştiğini gösterse de, itiraz eden biri onun yılana dönüşmek üzere belli bir zaman hareket ettiğini söyleyebilir.

  3. 3

    אבל במכת בכורות באה הקבלה שאמרו בחצי הלילה באה על צד הדקדוק וכבר יורה על זה שינוי הלשון שכשנאמר למצרים אמר כחצות הלילה וכמו שבא זה כלו בגמרא ברכות. ולהיות חצי הלילה האמתי בעתה הנה יתחייב שיחיה ההפסד בזולת זמן. ולפי שכבר קדם שהפסד יחוייב שתקדם לו תנועה יתחייב שיהיה התנועה בזולת זמן או שיהיה ההפסד בזולת תנועה קודמת שכל זה יורה שאיננו פועל ביחס שמור וזה יתחייב בהכרח לכח בב״ת בחוזק. והנה יראה שכבר הסכימו רז״ל במכה הזאת היותה בזולת אמצעי להוראתה בייחוד על כח בלתי מוגבל. וכבר יתחייב בה בלתי מוגבל ממה שבא בתורה ובקבלה מפתיחת פי האתון. וזה שחדוש סדור הדבור מושכל לפי האתון כבר יראה שהוא יותר רחוק מחדוש הדבור בזולת נושא למה שחדוש הדבו' הוא פלא עצום. וכ״ש חדושו בנושא מנגד לו ולזה יראה שזה ממה שיורה על כח בלתי מוגבל שיסודו הרצון לבד. וכבר מעדו בזה המופת קצת מחכמי אומתינו. ובדו בריאה להיות דבור האתון כמראה הנבואה נלו פנים שלא כהלכה וכנגד הקבלה וקרה להם זה כי לא הבינו תכלית הנס וטעמו כמו שיבא בכלל הד׳ בנ"ה. ודי בזה עתה בכלל הזה. והתחלה לאל לבדו ומרומם על כל ברכה ותהלה אכי״ר:

    Fakat ilk doğanlar vebasında gelenek, “gecenin yarısında” ifadesinin tam bir dakiklik yönünden söylendiğini bildirmiştir. Dil değişikliği de buna işaret eder: Mısırlılara söylenirken “gecenin yarısı gibi” denmiştir. Bütün bunlar Berakhot Gemarası’nda gelmiştir. Gerçek gece yarısı tek bir an olduğuna göre, yok oluşun zaman olmaksızın gerçekleşmesi zorunlu olur. Daha önce, yok oluşun öncesinde bir hareket bulunmasının zorunlu olduğu geçtiğine göre, ya hareketin zaman olmaksızın gerçekleşmesi ya da yok oluşun öncesinde herhangi bir hareket bulunmaksızın gerçekleşmesi zorunlu olur. Bunların tümü, O’nun korunan bir oranla eylem yapmadığını gösterir. Bu da zorunlu olarak güç bakımından sonsuz gücü gerektirir. Bilgelerimizin bu vebanın aracısız gerçekleştiği konusunda uzlaşmış oldukları görünmektedir. Çünkü bu veba, özellikle sınırsız güce işaret eder. Tora’da ve gelenekte gelen dişi eşeğin ağzının açılması mucizesinden de sınırsız güç zorunlu olarak çıkar. Çünkü dişi eşek için anlamlı konuşma düzeninin yaratılması, konuşmanın herhangi bir taşıyıcı olmaksızın yaratılmasından daha uzak görünür. Çünkü konuşmanın yaratılması zaten büyük bir mucizedir; hele ona karşıt bir taşıyıcıda yaratılması daha da böyledir. Bu nedenle bunun, temeli yalnız irade olan sınırsız güce işaret eden şeylerden biri olduğu görünmektedir. Milletimizin bazı bilgeleri bu mucizede tökezlediler. Dişi eşeğin konuşmasını peygamberlik görüntüsü gibi göstermek için bir açıklama uydurdular; fakat bu, uygun yola aykırı ve geleneğe karşıdır. Bu onlara, mucizenin amacını ve sebebini anlamadıkları için oldu. HaŞem’in yardımıyla dördüncü genel bölümde bu açıklanacaktır. Bu genel bölüm için şimdilik bu kadarı yeterlidir. Övgü yalnız Tanrı’yadır; O, her bereketin ve övgünün üstünde yücedir. Amen, ken yehi ratson.

Hebrew: Vienna, 1859 · Public Domain

English: Ohr Hashem; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.