Ohr Hashem · First Treatise, First Principle, Chapter 6
1
אולם אשר בעצמו׳ כהעתק גשם ממקו' למקו׳ ואולי אשר במקר׳ כמו שיאמר בשחרו' שהו׳ בגש' שהנעת ממקו׳ אל מקום ואולם אשר בהכרח כתנועת האבן אל המעל במכריח יכריח על זה ואולם אשר בחלק כתנועת המסמר אשר בספינה כי כשנתנועעה הספינה נאמר שכבר התנועע המסמר ג"כ וכן כל מחוב' יתנועע בכללו יאמר שחלקו כבר התנועע הנה המכוון בהקדמה הזאת שהתנועה לה בחינות וזה אם עצמותית טבעית היתה או הכרחית ויכנס בזה הרצונית בהעתק הגשם ממקום אל מקום או מקרית שניחס התנועה לדבר שאין מדרכו שיתנועע מעצמו אלא שיתנועע במקרה כמו שיתנועע השחרות אשר בגשם בתנועת הגשם ואם הכרחית עצמותית היתה או מקרית כתנועת האבן למעלה ואם אשר בחלק הכרחית היתה או טבעי' וההפרש אשר בין המקרית ואשר בחלק שהמקרי' היא כשניחם התנוע׳ אשר במקרה לדבר שאין דרכו שיתנועע ואשר בחלק הוא שניחם התנועה אשר בחלק לדבר שמדרבו שיתנועע אבל מה שצריך להתעורר עליו אמרו משל התנועה אשר בעצמות בהעתק הגשם ממקום למקום ולפי שבתנוע׳ הגלגל לא יעתק גשם הגלגל ממקום למקום למה שלא ימיר המקום בכללו ואמנם יעתקו חלקיו הנה לא תהיה התנועה עצמית לכללו כי אם לחלקיו. וזה חילוף מה שיראה כי התנועה לגלגל היא רצונית תשוקיית לפי דעת ארסטו ואם טבעית למה שיראה לנו. וזה שלמה שאנחנו נראה שהתנוע' טבעית בגשמים בכלל והיו הגשמים הפשוטים אשר תחת הגלגל היסודיים בעלי כובד וקלות מתנועעים תנועה ישרה הנה גשם הגלגל בכללו שאינו מתואר בכובד וקלות התנועה הסבובית ולזה היתה התנועה הסבובית לגלגל עצמותיית ואם היה שלא יעתק הגלגל ממקום אל מקום בכללו בחלוף מה שיראה מדברי הרב. וכן אמרו במשל אשר במקרה בשחרות אשר בגשם אשר הוא בגודל מה והוא נעתק מגודל אל גודל כבד יאמר התנועה אשר במקרה גם בנקודה אשר בתכלית הגשם ואם איננה בגודל כי אם בתכלית. ואולם אמרו במשל אשר היה בהכרח כתנועת האבן אל המעלה נמשך לדעת (השני) [היוני] המפורסם אשר ליסודות תנועות טבעיות הפכיות כתנועת האבן אל מטה ותנועת האש למעלה ושפטו מפני זה שהיסודות הד׳ לאחד מהם והוא הארץ כובד מוחלט ולאש קלות מוחלט ולאויר ולמים כובד וקלות צרופי. והדעת הזה לפי מה שיראה לא התבאר ולא יתבאר. וזה שיש לאומר שיאמר שלכל אחד מהיסודות כובד מה אלא שהם מתחלפים בפחות ויתר. ואמנם היתה תנועת האש למעל' לכובד האויר אשר ידחה אותו למעלה כאשר יקרה לאבן אשר תוך הכור אשר בו זהב או עופרת מותך או כסף שיתנועע אל מעלה למה שכובד המתכות ידחהו. ובדמות זה יקרה אל האויר ואל המים. וכבר יראה זה למה שכאשר חפרנו בארץ ירד בחפירה האויר ונתמלאת ממנו ואם היה שאפשר לטוען שיטעון שזה ממנו להמנע הרקות תוך הגלגל אבל איננו נמנע שיהיה זה לכובד היסוד ואולם איך שתהיה תנועת האבן למעלה הנה על כל פנים מפאת מכריח כמו שבא במשל. ודאי בזה ההערה בזה הפרק:
Özsel hareket, bir cismin bir yerden başka bir yere taşınması gibidir. Dolaylı hareket ise, bir cisimde bulunan siyahlık hakkında, cismin bir yerden başka bir yere hareket etmesi sebebiyle “hareket etti” denmesi gibidir. Zorlamalı hareket, bir taşın yukarı doğru hareket etmesidir; bunu zorlayan bir şey ona zorla yaptırır. Parçaya bağlı hareket ise, gemideki çivinin hareketi gibidir: Gemi hareket ettiğinde, çivinin de hareket ettiği söylenir. Aynı şekilde, bir bütün hareket ettiğinde, onun parçasının da hareket ettiği söylenir.
Bu öncüldeki amaç şudur: Hareketin farklı bakımları vardır. Hareket ya özseldir; bu özsel hareket doğal da olabilir, zorlamalı da olabilir. Cismin bir yerden başka bir yere taşınmasındaki istemli hareket de buna girer. Ya da hareket dolaylıdır; yani kendi başına hareketi bulunmayan bir şeye hareket atfedilir. Cisimdeki siyahlığın, cismin hareketiyle hareket etmesi buna örnektir. Zorlamalı hareket de özsel veya dolaylı olabilir; taşın yukarı doğru hareketi gibi. Parçaya bağlı hareket ise zorlamalı da olabilir, doğal da olabilir.
Dolaylı hareket ile parçaya bağlı hareket arasındaki fark şudur: Dolaylı hareket, aslında kendi başına hareketi bulunmayan bir şeye dolaylı biçimde hareket yüklenmesidir. Parçaya bağlı hareket ise, kendi türü gereği hareket etmesi olanaklı olan bir şeye, parçaya ait hareketin bütüne yüklenmesidir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Rambam’ın özsel harekete örnek olarak “cismin bir yerden başka bir yere taşınması” sözünü vermesidir. Çünkü gök küresinin hareketinde, kürenin cismi bütün olarak bir yerden başka bir yere taşınmaz; çünkü bütün olarak yerini değiştirmez. Ancak parçaları yer değiştirir. Buna göre hareket, kürenin bütünü için değil, yalnızca parçaları için özsel olur. Bu ise görünen anlayışın tersidir. Çünkü Aristoteles’in görüşüne göre gök küresinin hareketi istemli ve özleme dayalıdır; bize göre ise doğal görünmektedir.
Bunun sebebi şudur: Biz cisimlerde genel olarak doğal hareket bulunduğunu görüyoruz. Gök küresinin altındaki basit unsur cisimleri ağırlık ve hafiflik sahibi olup doğrusal hareketle hareket eder. Gök küresinin bütünü ise ağırlık ve hafiflikle nitelenmediğinden, onun hareketi daireseldir. Bu yüzden gök küresinin hareketi, bütün olarak bir yerden başka bir yere taşınmasa bile, küre için özseldir. Bu, Rambam’ın sözlerinden çıkan görünen anlamdan farklıdır.
Aynı şekilde, Dolaylı harekete örnek olarak cisimdeki siyahlığı vermesi de böyledir. Siyahlık belirli bir büyüklükte bulunur ve bir büyüklükten başka bir büyüklüğe taşınır. Dolaylı hareket, cismin sınırında bulunan nokta hakkında da söylenir; nokta bir büyüklük olmasa da yalnızca sınırdır.
Taşın yukarı doğru hareketini zorlamalı harekete örnek vermesi ise bilinen Yunan görüşüne dayanır. Bu görüşe göre unsurların birbirine karşıt doğal hareketleri vardır: taşın aşağı hareketi ve ateşin yukarı hareketi gibi. Bundan dolayı dört unsur hakkında şöyle hükmettiler: Toprağın salt ağırlığı, ateşin salt hafifliği, havanın ve suyun ise göreli ağırlık ve hafifliği vardır.
Bize göre bu görüş kanıtlanmamıştır ve kanıtlanamaz. Çünkü biri şöyle diyebilir: Unsurların her birinde bir tür ağırlık vardır; yalnızca azlık ve çokluk bakımından farklıdırlar. Ateşin yukarı hareketi, havanın ağırlığının onu yukarı itmesinden kaynaklanır. Bu, içinde erimiş altın, kurşun veya gümüş bulunan bir potada taşın yukarı hareket etmesine benzer; metallerin ağırlığı onu yukarı iter. Benzer bir durum hava ve su için de meydana gelir.
Bu şu şekilde de görünür: Toprağı kazdığımızda, hava kazılan yere iner ve orayı doldurur. Buna itiraz eden kişi bunun gök küresinin içinde boşluğun oluşmasını engellemekten kaynaklandığını ileri sürebilir. Fakat bunun, unsurun ağırlığından kaynaklanması da olanaksız değildir. Her durumda taşın yukarı doğru hareketi, örnekte geçtiği gibi, kesinlikle zorlayıcı bir sebep yönündendir. Bu bölümdeki uyarı bununla sınırlıdır.
אולם אשר בעצמו׳ כהעתק גשם ממקו' למקו׳ ואולי אשר במקר׳ כמו שיאמר בשחרו' שהו׳ בגש' שהנעת ממקו׳ אל מקום ואולם אשר בהכרח כתנועת האבן אל המעל במכריח יכריח על זה ואולם אשר בחלק כתנועת המסמר אשר בספינה כי כשנתנועעה הספינה נאמר שכבר התנועע המסמר ג"כ וכן כל מחוב' יתנועע בכללו יאמר שחלקו כבר התנועע הנה המכוון בהקדמה הזאת שהתנועה לה בחינות וזה אם עצמותית טבעית היתה או הכרחית ויכנס בזה הרצונית בהעתק הגשם ממקום אל מקום או מקרית שניחס התנועה לדבר שאין מדרכו שיתנועע מעצמו אלא שיתנועע במקרה כמו שיתנועע השחרות אשר בגשם בתנועת הגשם ואם הכרחית עצמותית היתה או מקרית כתנועת האבן למעלה ואם אשר בחלק הכרחית היתה או טבעי' וההפרש אשר בין המקרית ואשר בחלק שהמקרי' היא כשניחם התנוע׳ אשר במקרה לדבר שאין דרכו שיתנועע ואשר בחלק הוא שניחם התנועה אשר בחלק לדבר שמדרבו שיתנועע אבל מה שצריך להתעורר עליו אמרו משל התנועה אשר בעצמות בהעתק הגשם ממקום למקום ולפי שבתנוע׳ הגלגל לא יעתק גשם הגלגל ממקום למקום למה שלא ימיר המקום בכללו ואמנם יעתקו חלקיו הנה לא תהיה התנועה עצמית לכללו כי אם לחלקיו. וזה חילוף מה שיראה כי התנועה לגלגל היא רצונית תשוקיית לפי דעת ארסטו ואם טבעית למה שיראה לנו. וזה שלמה שאנחנו נראה שהתנוע' טבעית בגשמים בכלל והיו הגשמים הפשוטים אשר תחת הגלגל היסודיים בעלי כובד וקלות מתנועעים תנועה ישרה הנה גשם הגלגל בכללו שאינו מתואר בכובד וקלות התנועה הסבובית ולזה היתה התנועה הסבובית לגלגל עצמותיית ואם היה שלא יעתק הגלגל ממקום אל מקום בכללו בחלוף מה שיראה מדברי הרב. וכן אמרו במשל אשר במקרה בשחרות אשר בגשם אשר הוא בגודל מה והוא נעתק מגודל אל גודל כבד יאמר התנועה אשר במקרה גם בנקודה אשר בתכלית הגשם ואם איננה בגודל כי אם בתכלית. ואולם אמרו במשל אשר היה בהכרח כתנועת האבן אל המעלה נמשך לדעת (השני) [היוני] המפורסם אשר ליסודות תנועות טבעיות הפכיות כתנועת האבן אל מטה ותנועת האש למעלה ושפטו מפני זה שהיסודות הד׳ לאחד מהם והוא הארץ כובד מוחלט ולאש קלות מוחלט ולאויר ולמים כובד וקלות צרופי. והדעת הזה לפי מה שיראה לא התבאר ולא יתבאר. וזה שיש לאומר שיאמר שלכל אחד מהיסודות כובד מה אלא שהם מתחלפים בפחות ויתר. ואמנם היתה תנועת האש למעל' לכובד האויר אשר ידחה אותו למעלה כאשר יקרה לאבן אשר תוך הכור אשר בו זהב או עופרת מותך או כסף שיתנועע אל מעלה למה שכובד המתכות ידחהו. ובדמות זה יקרה אל האויר ואל המים. וכבר יראה זה למה שכאשר חפרנו בארץ ירד בחפירה האויר ונתמלאת ממנו ואם היה שאפשר לטוען שיטעון שזה ממנו להמנע הרקות תוך הגלגל אבל איננו נמנע שיהיה זה לכובד היסוד ואולם איך שתהיה תנועת האבן למעלה הנה על כל פנים מפאת מכריח כמו שבא במשל. ודאי בזה ההערה בזה הפרק:
Özsel hareket, bir cismin bir yerden başka bir yere taşınması gibidir. Dolaylı hareket ise, bir cisimde bulunan siyahlık hakkında, cismin bir yerden başka bir yere hareket etmesi sebebiyle “hareket etti” denmesi gibidir. Zorlamalı hareket, bir taşın yukarı doğru hareket etmesidir; bunu zorlayan bir şey ona zorla yaptırır. Parçaya bağlı hareket ise, gemideki çivinin hareketi gibidir: Gemi hareket ettiğinde, çivinin de hareket ettiği söylenir. Aynı şekilde, bir bütün hareket ettiğinde, onun parçasının da hareket ettiği söylenir. Bu öncüldeki amaç şudur: Hareketin farklı bakımları vardır. Hareket ya özseldir; bu özsel hareket doğal da olabilir, zorlamalı da olabilir. Cismin bir yerden başka bir yere taşınmasındaki istemli hareket de buna girer. Ya da hareket dolaylıdır; yani kendi başına hareketi bulunmayan bir şeye hareket atfedilir. Cisimdeki siyahlığın, cismin hareketiyle hareket etmesi buna örnektir. Zorlamalı hareket de özsel veya dolaylı olabilir; taşın yukarı doğru hareketi gibi. Parçaya bağlı hareket ise zorlamalı da olabilir, doğal da olabilir. Dolaylı hareket ile parçaya bağlı hareket arasındaki fark şudur: Dolaylı hareket, aslında kendi başına hareketi bulunmayan bir şeye dolaylı biçimde hareket yüklenmesidir. Parçaya bağlı hareket ise, kendi türü gereği hareket etmesi olanaklı olan bir şeye, parçaya ait hareketin bütüne yüklenmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, Rambam’ın özsel harekete örnek olarak “cismin bir yerden başka bir yere taşınması” sözünü vermesidir. Çünkü gök küresinin hareketinde, kürenin cismi bütün olarak bir yerden başka bir yere taşınmaz; çünkü bütün olarak yerini değiştirmez. Ancak parçaları yer değiştirir. Buna göre hareket, kürenin bütünü için değil, yalnızca parçaları için özsel olur. Bu ise görünen anlayışın tersidir. Çünkü Aristoteles’in görüşüne göre gök küresinin hareketi istemli ve özleme dayalıdır; bize göre ise doğal görünmektedir. Bunun sebebi şudur: Biz cisimlerde genel olarak doğal hareket bulunduğunu görüyoruz. Gök küresinin altındaki basit unsur cisimleri ağırlık ve hafiflik sahibi olup doğrusal hareketle hareket eder. Gök küresinin bütünü ise ağırlık ve hafiflikle nitelenmediğinden, onun hareketi daireseldir. Bu yüzden gök küresinin hareketi, bütün olarak bir yerden başka bir yere taşınmasa bile, küre için özseldir. Bu, Rambam’ın sözlerinden çıkan görünen anlamdan farklıdır. Aynı şekilde, Dolaylı harekete örnek olarak cisimdeki siyahlığı vermesi de böyledir. Siyahlık belirli bir büyüklükte bulunur ve bir büyüklükten başka bir büyüklüğe taşınır. Dolaylı hareket, cismin sınırında bulunan nokta hakkında da söylenir; nokta bir büyüklük olmasa da yalnızca sınırdır. Taşın yukarı doğru hareketini zorlamalı harekete örnek vermesi ise bilinen Yunan görüşüne dayanır. Bu görüşe göre unsurların birbirine karşıt doğal hareketleri vardır: taşın aşağı hareketi ve ateşin yukarı hareketi gibi. Bundan dolayı dört unsur hakkında şöyle hükmettiler: Toprağın salt ağırlığı, ateşin salt hafifliği, havanın ve suyun ise göreli ağırlık ve hafifliği vardır. Bize göre bu görüş kanıtlanmamıştır ve kanıtlanamaz. Çünkü biri şöyle diyebilir: Unsurların her birinde bir tür ağırlık vardır; yalnızca azlık ve çokluk bakımından farklıdırlar. Ateşin yukarı hareketi, havanın ağırlığının onu yukarı itmesinden kaynaklanır. Bu, içinde erimiş altın, kurşun veya gümüş bulunan bir potada taşın yukarı hareket etmesine benzer; metallerin ağırlığı onu yukarı iter. Benzer bir durum hava ve su için de meydana gelir. Bu şu şekilde de görünür: Toprağı kazdığımızda, hava kazılan yere iner ve orayı doldurur. Buna itiraz eden kişi bunun gök küresinin içinde boşluğun oluşmasını engellemekten kaynaklandığını ileri sürebilir. Fakat bunun, unsurun ağırlığından kaynaklanması da olanaksız değildir. Her durumda taşın yukarı doğru hareketi, örnekte geçtiği gibi, kesinlikle zorlayıcı bir sebep yönündendir. Bu bölümdeki uyarı bununla sınırlıdır.