Skip to the daf
טוען את הדף…
Skip to the text

דעת תבונות 128

Da'at Tevunot · Chapter 128

‹›
  1. 1

    אמר השכל – חלקי הבריאה הזאת, מי שמביט עליהם לפי ראות עיניו, בתחלה לא יראם אלא ענינים מפוזרים ומפורדים, פירוש, בלתי מתקשרים כולם אל תכלית אחת, אלא כל אחד ענין בפני עצמו, לתכלית מיוחד, נשלם בעצמו, בלתי שיצטרך לחבירו, כי כל כך מינים בדומם, כל כך בצומחים, כל כך בבעלי חיים, אין ביניהם קשר ויחס שיצטרכו להעזר זה מזה, ושיתקבצו לתכלית אחת, אלא כל אחד נברא למה שנברא, ועניניו משלימים לתכלית המכוון בו, לא יותר. עם כל זה, ההדרגה המסודרת נראית בכל הטבע ודאי, וכל מי שיקח בידו להתבונן מציאות הנמצאים, ימצאם הכל בהדרגה, כשיתחיל משמי השמים וירד עד הארץ מתחת, ויתבונן בכל המינים, ימצאם כולם זה תחת זה בהדרגה מסודרת אל נכון:

    Akıl şöyle dedi: Bu yaratılışın parçalarına yalnızca gözünün gördüğü kadarıyla bakan kişi, ilk bakışta onları dağınık ve birbirinden ayrı işler olarak görür; yani hepsinin tek bir amaca bağlı olmadığını, her birinin kendi başına bir iş olduğunu, kendine özgü bir amaç için yaratıldığını, kendi içinde tamamlandığını ve başka birine ihtiyaç duymadığını sanır. Cansızlarda bu kadar tür, bitkilerde bu kadar tür, canlılarda bu kadar tür vardır; aralarında birbirlerine yardım etmelerini ve tek bir amaçta birleşmelerini gerektiren bir bağ ve ilişki görünmez. Her biri ne için yaratıldıysa onun için yaratılmıştır; kendi özellikleri de onda amaçlanan hedefi tamamlar, daha fazlasını değil. Bununla birlikte, bütün doğada düzenli bir derecelenme kesinlikle görülür. Var olanların varlığını düşünmeyi eline alan herkes, göklerin en yücesinden başlayıp aşağıdaki yere kadar indiğinde ve bütün türleri gözden geçirdiğinde, hepsinin birbirinin altında, doğru biçimde düzenlenmiş bir derecelenme içinde olduğunu görür.

  2. 2

    אך מי שיעמיק בחכמה, ימצא היות כל הנמצאות כולם מתקשרים קשר גמור זה בזה, שכולם צריכים להשלים הענין שאליו כיוונה החכמה העליונה בבריאה, וכולם מתקבצים לתכלית אחת, שתנאיו רבים וסדרם עמוק מאד, והם הם כל חלקי הבריאה הרבים האלה. הנה על כן יתיחסו כולם אלה לאלה בסדר שרצתה המחשבה העליונה, ומכולם יצא הפרי הטוב הראוי לצאת מן הבריאה. ודבר זה כבר אמרתי עמוק הוא, כי כאן. החכמה מתרחבת והולכת עד אין תכלית, לדעת פקודת כל הנמצאות, ומה הגיע אליהם בכונה הכללית הזאת שזכרנו. ורז"ל אמרו (אבות סוף פ"ו), "כל מה שברא הקב"ה בעולמו - לא בראו אלא לכבודו". ואמנם צריך להבין ענין הכבוד הזה, שגם הוא מחודש אצלו ית' ככל שאר התארים, וכמו שביארתי לך למעלה. וכשנבין התואר הזה, נבין פקודת כל הנבראים האלה בהשלמת הכבוד הזה, איך כולם צריכים להשלמתו, ואיך כולם מתקבצים אל התכלית הזה. ועתה די לנו לדעת רק בכלל אחד ההקדמה הזאת - שודאי כל דברי הבריאה מתקשרים הם, ומתקבצים אל תכלית האחד. ונדע על כן, כי אין שלמות ענינם במה שהם נמצאים איש לדרכו מקצהו, אלא במה שהם מתקשרים זה בזה, ומתאחדים לתכלית האחד שזכרנו; כי זה לבדו הוא ודאי שלמות ענינם, כיון שזה הוא המצטרך יותר לתכלית שבעבורו נבראו, שהוא התכלית הכללי שזכרנו:

    Fakat hikmette derinleşen kişi, bütün var olanların birbirine tam bir bağla bağlı olduğunu görür. Hepsi, Üst Hikmet’in yaratılışta amaçladığı şeyi tamamlamak için gereklidir; hepsi tek bir amaca toplanır. Bu amacın şartları çoktur, düzeni de son derece derindir; yaratılışın bütün bu çok sayıdaki parçaları da işte bu şartlardır. Bu yüzden hepsi, Üst Düşünce’nin istediği düzen içinde birbirleriyle ilişkilidir; hepsinden yaratılıştan çıkması gereken iyi meyve çıkar. Sana zaten söyledim: bu konu derindir; çünkü burada hikmet sonsuza kadar genişler, bütün varlıkların görevinin ne olduğunu ve zikrettiğimiz bu genel amaç içinde onlara ne düştüğünü bilmeye kadar uzanır. Hahamlarımız z”l şöyle demiştir: “HaKadoş Baruh Hu dünyasında yarattığı her şeyi ancak kendi onuru için yarattı.” Fakat bu onurun anlamını anlamak gerekir; çünkü bu da O’nun yanında, diğer sıfatların hepsi gibi, yenilenmiş bir kavramdır; sana yukarıda açıkladığım gibi. Bu sıfatı anladığımızda, bütün bu yaratılmışların bu onuru tamamlamadaki görevini de anlarız: hepsinin onu tamamlamak için nasıl gerekli olduğunu ve hepsinin bu amaca nasıl toplandığını. Şimdilik bu ön bilgiden yalnızca tek bir genel ilkeyi bilmemiz yeterlidir: yaratılışın bütün şeyleri kesinlikle birbirine bağlıdır ve tek bir amaca toplanır. Bu yüzden şunu biliriz: onların tamlığı, her birinin bir uçta kendi yoluna göre var olmasında değil, birbirleriyle bağlanmalarında ve zikrettiğimiz tek amaçta birleşmelerindedir. Çünkü onların gerçek tamlığı yalnızca budur; zira yaratılış amaçları olan genel amaç için asıl gerekli olan da budur.

  3. 3

    ובאמת תראי, שגם במעשים אין רע נמצא בעולם אלא בחלקי הדברים טרם התחברם להשלמת הדבר, אך אין דבר מושלם שיהיה רע. וזה, כיון שידענו שכל מה שהקב"ה עושה הוא אך טוב מאד, הנה מה שנראה חסר בצד אחד באחד מתנאי הדברים, נשלם החסרון ההוא בתנאי אחר שמשלים בעדו, ולא היה החסרון ההוא אלא מפני שלא נשלם הדבר ההוא בכל תנאיו, וכיון שישתלם - ודאי הוא טוב. ודבר זה מתאמת מן המעשה עצמו שהוא כך, והמעשה הכללי שהוא סיבוב העולם - יתברר הדבר שגם הוא כך בסוף הכל, בזמן שתתקיים הבטחת (ישעיהו יב, א), "אודך ה' כי אנפת בי", כי אז יהיו נגמרים כל חלקי המעשה, והנה יהיה המעשה אך טוב באמת. והנה על כן נאמר שבתחלה הכין האדון ב"ה את הטבע כמו שביארנו, כל מין ומין שבה לפי מציאות המינים, כל אחד בפני עצמה בהדרגת מציאותם, ובענין זה נהיה הביטול וההפסד, שהוא ההפסד הנמצא בכל מין ומין לפי מציאותו. אך ענין התקשרם והקבצם לתכלית הכללי, אדרבא הוא תיקון לענין זה, כי בזה הוא שיוצאים מתחת ידי הרע וניצולים ממנו. והוא הענין שזכרנו כבר, שכל מה שברא הקב"ה בעולמו - לא בראו אלא לכבודו. והכבוד הוא - שיהיה הוא ית"ש שמח בכל מעשיו, ויהיה לו מקום, כביכול, להנאות את כל מעשיו בטובו. וההנהגה בכל המעשים אינה אלא להביא הכל אל התיקון הגמור, שלא יהיה עוד מציאות לרע כלל. אך אין פרי זה יוצא אלא בקיבוץ כל המעשים כולם. ונמצא כי במיני הטבע מצד עצמם, לא מצד התקשרם, נהיה הביטול וכל ההשפלה וההפסד, אך בהתקשרותם נשרש תיקונם והצלתם מן הרעות:

    Gerçekte görürsün ki fiillerde de kötülük, ancak şeylerin parçaları o şeyi tamamlamak üzere birleşmeden önce bulunur; fakat tamamlanmış hiçbir şey kötü değildir. Çünkü HaKadoş Baruh Hu’nun yaptığı her şeyin yalnızca “çok iyi” olduğunu bildiğimize göre, şeylerin şartlarından birinde bir yönden eksik görünen şey, onun yerine tamamlayıcı olan başka bir şartla tamamlanır. O eksiklik, yalnızca o şey bütün şartlarıyla tamamlanmadığı için eksiklikti; tamamlandığında ise kesinlikle iyidir. Bunun böyle olduğu, fiilin kendisinden doğrulanır; genel fiil, yani dünyanın döngüsü bakımından da bu şey sonunda açıklığa kavuşacaktır. “Sana şükredeceğim, ey Haşem, çünkü bana öfkelendin” vaadi gerçekleştiğinde, fiilin bütün parçaları tamamlanmış olacak ve fiil gerçekten yalnızca iyi olacaktır. Bu yüzden şöyle deriz: Efendi, kutsanmış O, başlangıçta doğayı açıkladığımız biçimde hazırladı; ondaki her türü, türlerin varlığına göre, her birini kendi varlık derecesi içinde kendi başına düzenledi. Bu bağlamda yok oluş ve bozulma meydana geldi; yani her türde, kendi varlığına göre bulunan bozulma. Fakat onların genel amaca bağlanmaları ve toplanmaları, tam tersine, bu işin tikun’udur; çünkü kötülüğün elinden çıkmaları ve ondan kurtulmaları bununla olur. Bu, daha önce zikrettiğimiz “HaKadoş Baruh Hu dünyasında yarattığı her şeyi ancak kendi onuru için yarattı” ilkesidir. Onur şudur: O’nun, adı yüce olsun, bütün fiilleriyle sevinmesi ve ifade yerindeyse, bütün fiillerini kendi iyiliğiyle güzelleştirecek bir yerinin olması. Bütün fiillerdeki yönetim, her şeyi tam tikun’a götürmekten ibarettir; öyle ki artık kötülüğe hiçbir varlık kalmasın. Fakat bu meyve ancak bütün fiillerin birlikte toplanmasıyla çıkar. Buna göre doğanın türlerinde, kendi başlarına ve birbirlerine bağlanmaları açısından değil, yok oluş, bütün alçalma ve bozulma meydana gelir; fakat birbirlerine bağlanmalarında onların tikun’u ve kötülüklerden kurtuluşu köklenmiştir.

Hebrew: ספר דעת תבונות

English: Da'at Tevunot; Translated to Turkish by Gökhan (Aryeh) Duran, 2026 [tr] · CC-BY-NC

Texts from Sefaria.